06 10 2006

2001

Eski kitaplarımı toplarken eski dostlarımdan elime adıma imzalanmış bir kitap geçti Buket Uzuner'den. "Karayel Hüznü" Orada eski bir sevgilinin yazdığı bir alıntı   "Sen bütün cehennemleri biliyordun, İçindekileri ve diğerlerini Deliresi karanlıklar yaşadın gözlerin ardına dek açık Gidilmez uzaklara gittin çelik atlarınla görünmez uzakları gördün ve yıkık tapınaklarda tanrı(ça) düşlerini." Devamı

15 09 2006

Yazı-m-lar

From: "luke skywalker" <*******@hotmail.com>To: ******@hotmail.comSubject: RE:Date: Thu, 14 Sep 2006 22:17:16 +0000 Hayat. ne adil ne adaletsiz.     adalet ya da adaletsizlik aramaya kalinirsa kisi duser.. kisi dustukce dusledikleri duser.. dus bogulmalarinda kaybolmalardaydim.. sonra kalktim.. basimi kaldirdim gunes niyetine dogan birseyler var.. var iste, ordalar.. ben sadece umut etmeyi hatirladim.. adalet adaletsizlik aramadim..   15092006  1159(PSI)  1359(TSI)   Uzak diyarlardan sesime yankı şiirler... Teşekkür ediyorum yine sana. Günüm güzel ve uzundu , hala bitmedi. Devamı

14 09 2006

Kaç-ma-k

Kactigin kendinde sakliydi.. ic tarafinda bir yerlerde icinden iltica edebilir miydin? Denediler.. Denedim.. Basari orani hakkinda dil dokmeyelim.. zaman gerek belki zamanlar.. kisa soluklu uzun araliklar.. susmalar.. durmalar.. dinlenerek insan kaçabiliyor kaçacaklarindan.. yitip giden duslerle yeniden yontulmayi ogreniyoruz yavastan.. yavastan ama agir agir ama agridan agridan ama yeni.. yeni ve taze.. bekle ve gor sadece..   dd 13092006  0033   d.n : Teşekkür ederim DD.... Devamı

10 09 2006

Duvar Yazıları ya da duvara yazılanlara ilişkin çözümlemeler

  Yasaklamak Yasaktır. Paris 68’ Belki de bunların en güzel örneklerinden birisiydi bu.. Paris’teki 68 kuşağının Yasaklamayı, daha doğrusu engellenmeyi engelleyişinin adıydı bekli de. Ölüm Kalıtsaldır. Kimin itirazı var ki? Düşün ki savaş çıkmış ve hiç kimse savaş yerine gelmemiş. Bunu Kocaeli’de bir duvarda da görmüştüm. Gerçekten hoş bir ironi olurdu. Başına gelenlerin daha korkuncu da olabilirdi, Mesela benim başıma gelebilirdi. Fazlaca egoist diye mi düşünüyorsunuz? Ya şuna ne demeli “Benim hakkımda ne düşünüyorsan – ki sanmıyorum iyi düşündüğünü – Tanrı sana mislini versin.” Düşün – ve hepimizi şoke et böylece. Cogito ergo sum’dan* daha keyif verici değil mi sizce de? * Bilmeyen var mıdır hala ama “Düşünüyorum o halde vardım.” Manasına gelmekte. Normaller tehlikelidir. Kim iddia edebilir ki anormallerin tehlikeli olduğunu.. Baksana hepiniz tehlikeli varlıklarsınız. İlk şehir gerillası King Kong muydu? Aslında buna farklı bir açılım getirmek gerekiyor. İçimdeki şehirleri King Kong mu yerle bir etti? Yoksa aslında sevdiğimi sandığım kişiler mi? Alkolümde çok fazla kan var. Ya da suyumda çok fazla yoğurt. Aklıma Kocaeli’de içtiğim cacıklar geldi de birden. Ya da biraz daha duygusallaştırmak gerekirse “Yüreğimde çok fazla sen var.” Beni takip etme, bende kayboldum. Peki ya kaybolduklarını iddia edenler? Ben inanmıyorum hiç birine. Ben ölümsüzüm, şimdilik… Eminim herkesin kendisini ölümsüz gördüğü anlar vardır. Örneğin ilk öpüştükleri veya cinsel birlikteliklerini tattıkları zaman. Peki ne zaman anlıyorlar ölümlü olduklarını? İnsanların %80 i bir kaza sonucudur. Aranızda %20’lik kısımdan olanlar el kaldırsın? Yok mu? :P Sende mi şizofrensin, o zaman dört ettik. Aslında içimdeki hayvanla birlikte beş, yoksa altı mı? Kış sizin olsun, Bahar bizimdir. (Polonya, Şubat 82’) Herhalde yazı da bana bırakmamışsınızdır? H... Devamı

16 08 2006

Aragon

"düş görürsün kocaman açılmış gözlerinle bilmem ne geçer acabahayalinden senin önündenkrallığındır senin oo bana geçiş izni olmayan ülke" Devamı

11 08 2006

Neruda Özentiliği

kanatları kırık melekler midir hep gökyüzünden düşenler yoksa evrenin göz yaşları mıdır o görülenler.   insanlar hep sabit midir aslında yerinde duramayan şu koca dünya olsa da.   gökyüzünün enginliği midir daha mavi yoksa okyanusların sonsuz derinliği mi?   şairler midir hep yorulmadan yazan yoksa yazılar mıdır durmaksızın yorulan.     d.n : bir iki ufak düzeltme.. :) Devamı

27 07 2006

Gün

Gün be gün eriyor içimdeki umutlar. Gelmeyeceksin diyor, sana yolladığım kuşlar. Devamı

26 07 2006

İçimde

Kendi içimde o kadar kalabalığım ki, bastırılıyor dışımdaki kocaman yanlızlığım... uzak denizlerde bir gemici gibi, adalar düşlüyorum yanlızca benim olan.   Bugün kendi içimde o kadar kalabalıktım ki, dışımdaki yanlızlığımı gizleyen bu kalın zırh ardında uyudum tüm öğleden sonra. şimdi kalktım ve iki satır birşeyler karalamaya, özlediklerimden haberler almaya geldim. Sonra dönüp biraz üds çalışmam lazım..   Devamı

16 07 2006

Bir Dostundan Basayev'e Mektup

Çok Üzgünüm, Dostumu kaybettim. Arkadaşımı, Kahramanımı kaybettim. Sevgili Şamil, İslam ve Mairbek'i 1991 de Moskovada tanımıştım.Abhazya'lı arkadaşlarımla sıkı dostlukları vardı. Kafkasya'yı bekleyen tehlikeler hakkında konuşurduk, şu uçak işinide birinci ağızdan defalarca dinleyince seni merak eder olmuştum. 6.Ekim.1992'de Lıhnı meydanında oturmuş elindeki ince söğüt dalıyla yerde bir şeyler çiziktirip etrafındaki kalabalıða anlatıyordun, çevrendekiler dinliyor ve soruyorlardı, sonra o tv muhabiri kafanı kaldırıp iyi görüntü verebilmen için ne kadar zorlanmıştı. Sen o utangaç, pardon mahcup çocuk tavrını hiç değiştirmemiştin. 4-6 Ekim arasında sayısız kahramanlık hikayeleri dinlemiş, gururlanmıştık. 6 Ekim de bir kısmının sahte kahramanlar olduðu hayallerini hikaye ettiklerini öðrensek te üzülmemiş ,gülmemiş,yüzlerinede vurmamıştık. Başarı çok büyüktü Gagra, 2 ekim de tamamen işgalcilerden temizlenmiş ve sınır güven altına alınmıştı. Abhazyalı Komutanlar dışında, üç tane gerçek Kahramanımız vardı; Muhammet Kilba, İbragim Yağan, Ve sen Şamil Baseyev. Gudauta'dan Gagra'ya Kafkas dağlarını yaya olarak, dere tepe aşıp Gagra'nın üzerine bir şahin gibi inişiniz, Sanırım Pitsunda bataklığında ağır silahlarla çevrilmiş ve sıkıştırılmış ıbragim ve adamlarının da kurtuluşu olmuştu. O gün 3, Ekim günü, Dünya Abaza Birliği 1. Kongresini başlattı. Savaş devam ediyordu, Gagra, psou arası her yer büyük birer meşale gibi yanıyordu. Yollarda bahçelerde cesetler, Aslanlarımız sokak sokak işgalci kalıntılarını toparlıyorlardı. Biz se bu mucizeyi daha somut yaşayabilmek, Sınırda ki Abhaz bayraðını görebilmek için Aliyabrik'in emanet ettiği kaleşnikof'umuz elimiz de Gözleri görmeyen Aliyabrik'in kullandığı döküntü bir araçla psou'ya gidiyorduk. Görünmeyen işgalci kalıntılarına hedef olmamak için de adeta uçuyorduk. ışte o gün başlayan dostluğumuz hiç kesintiye uðramadı. Ta ki Beslan'... Devamı

08 07 2006

Terk edilmek üzerine

Her dalganın kırıldığı bir an vardır der altı kırkbeş yazarlarından biri. Kurt Cobain ve Seattle Olayı adlı kitapta.Bulursanız mutlaka okuyun derim. Hem belki becerebilirseniz krallığı denersiniz. İşte benimde dalgalarımın kırıldığı anları anlatmak istiyorum bugün. İlk büyük dalga kırılmasını yaşadığımda üniversite birdeydim. Fatma ansızın ona gitmişti. O garip bir adamdı. Mutlaka herkesin görmesi gereken apayrı bir tip. tam tıumarhanelik.. ya da psikoloji okullarında veya sınıflarında ders olarak okutulacak kadar kötüydü. Bekaretini ona verdiğinde ilk kırılmamı yaşamıştım.Sonra gelip o bal kutusunu beni en yakın arkadaşından ayırmakta kullanacak kadar da zalimdi üstelik...ve ben o bal kutusuna kanacak kadar aç-aptal İkinci büyük dalga kırılması ise Neptis'teydi. hayatımda ilk defa baba olacaktım. ve ben korktum. acımasız bir şekilde kaçıp gittim. Zor günlerdi benim içinde, onun içinde.. Bazen bunları halen hatırlıyorum. Acı çekiyorum hala ve ruhumun asla bağışlanmayacağını da biliyorum.Bağışlanmak gibi bir niyetim de yok. Bu acıyı sonsuza dek ruhumun duvarlarına kazıyacağım ellerimle. Aslında bir kişiyi , daha doğrusu bir kırılmayı burada yazmayı düşünmüyorum. Onun arkasından konuşmamaya çalışıyorum. Ha her zaman başarabiliyor muyum, elbette ki hayır. ancak bu sefer onu es geçeceğim. son büyük kırılmaya gelmek istiyorum...3. büyük kırılmaya aslında bu sorunun cevabı kadınlar ne ister sorusunun sorulmasıyla bulunabilecek bir soru. Evet 3. büyük kırılmanın konusu hayatıma giren son kadının, aslında tüm kadınlar şeytanın parçasıdır, ki ademin kaburgasından degil, şeytanın boynuzlarından yaratılmışlardır, hikayesi. Bir kadın için neleri göze alabilirsiniz? nelerden ne kadar vazgeçebilirsiniz? nereye kadar dönmesini bekler, ne olana dek beklersiniz? Fleez, Senden bu yazıyı okuyan herkesin önünde, tekrar tekrar özür diliyorum. Bu bana dön diye değil kesinlikle, mutlu olduğunu ve mutluluğu hakettiğini biliyorum. Ancak az sonra yazacaklarımı okuduğunda a... Devamı