15 11 2006

15.Kasım.2006

Güne kocaman bir elma ve çokanat ile başlamak. Tek başına kalktığım yataktan (ki başka bir ihtimal mi var :P en iyisi jesus gelir yatar yanıma.) okula tam vaktinde yetiştim ancak mide ağrılarımın beni öldürmesi nedeniyle ilk ders biraz monoton geçti. ikinci saatte açtığım vivaldi'nin etkisinden olacak daha güzeldi. Şimdi Joan Baez dinlerken bunları buraya aktarıyorum. Maaşımın yatmış olması nedeniyle sevinçliyim. Az sonra gidip yeni ev sahibimle görüşmem lazım. Sanırım daha umutluyum. Gerçi içimdeki sevincin bir kaynağını da sen oluşturuyorsun. Bunu biliyor olmalısın.Çünkü bunu okuyorsun. Okuduğunu biliyorum. :) Şimdi children of the eighties (joan baez) çalıyor. :) peki biz kaçların çocuklarıyız? 90 ların kayıp kuşağında mı yoksa 00'ların geç ergenlerinde mi? Hakikaten kayıp mıydı o zaman , şu an içinde düştüğümüz kadar :D   Devamı

13 11 2006

13.Kasım.2006

Güne geç ve hasta uyanmanın rezaletini atlatmak için uzun bir yolu tepip berber arkadaşımın yanına gittim. Yeni evimden -ki artık kalorifer peteğine sırtımı dayayıp çayımı yudumlarken, şiir kitaplarımdan birini açıp okuyabilme ya da penguen-leman ikilisine göz atabilme ve hatta sınav kağıtlarını inceleyebilme şansım var.- oraya gitmek zor gelse de, gittim. saçlarımı kestirdim. bir ara sakallara el atsam mı diye düşündüm.. Ama atmamam yerinde bir karar olmuş. Akşamki sınıflarım daha kesin konusurlardı hakkımda. Kesin Haluk Hoca kız istemeye gidiyor diye. Gerçi takılmalar oldu. :) Öğleden sonra yeni ev sahibime uğradım. Bir insan bu kadar mı içten olur yahu. Baldan yapsalar bir insanı bu kadar şeker olur. Bakalım zaman bizi nerelere sürükleyecek. Dün hakkında notlar aldım aslında. Yazacaktım ama o küçük herşeyi sakladığım  not defterim yanımda değildi. Ama kısaca anlatmam gerek diye düşünüyorum. Nasılsa birileri okur diye :) Sabaha karşı 4 gibi yola çıktım. Burdur'u bilenler anlayacaktır, köprübaşı denilen mahale vardım ve otobüsü bekledim. Şansıma 10 dakika geçmeden bir firma beni aldı. Sabah çok erken saatte orada olmam nedeniyle bir saatten uzun zamanımı otobüs durağında uyuyarak geçirdim. Sonrasında kalem bulma telaşı. Sınava girdim. Burun akıyor, öksürük desen ardı ardına.. 90 dakika da bitti sorular. Hepsini yaptım. Bazen düşünüyorum ben mi çok hızlı okuyorum diye. Bakalım kaç gelecek. Sonrasında ilk arabayla Burdur'a döndüm. Ama ben geldiğimde diğer adı Hızır olması gereken annem, evimi çoktan taşıtmıştı bile. Orayı yerleştir akşama kadar. yemek yemeye çık, hastalık daha da kötüleşsin sesin bile çıkamasın daha sonra. (birileri geber mi dedi? :D hahaha) Sonra aklıma takıldı birisi... Neyse efendim.. benden bu kadar şimdilik.. yarından itibaren blog sayfamda her gün için en az dört kategori de yazı eklemeye karar verdim. Herkese sevgilerle.  ... Devamı

11 11 2006

11.Kasım.2006

Askeriye... Devamı

10 11 2006

Kapı

Kaç kapı var ise hayatta Anla işte. Açık hepsi sana. Devamı

07 11 2006

Uyan - Metin Eloğlu

UYAN Hadi uyan Gün ışığı çilemeye başladı başucunda Denizler bir mavilik edindi günden Seher yeline uyup kuşlar tüneğine uçtu Bu türküyü dinlemeyecek misin Hadi uyan Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine Yoksul olsan da uyan Garip olsan da uyan Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için Madem ki iyisin, iyiliği yaşatmak için Madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için Hadi uyan Denizi dinle yaşamak desin Toprağı dinle barışmak desin Göğü dinle sevişmek desin Bir plak konmuş gramofona İşte aşk, işte özlem, işte savaşmak gücü Uyan diyor, uyansana Hadi uyan Sevdiğim uyan N'olur uyan  d.n : el kızında duracak değil ya bu şiirler. birazda eloğlunda dursunlar Devamı

06 03 2007

Büyük Kafkasya

  Bugün bir düşe uyandım. Bir düşle uyandım. Adige olan bilir bu toprakları. Nasılda özlediğimizi. Yeşille çevrilen alan benim topraklarım, halkları halklarım. Dağları, ovaları, gölleri ve akarsularıyla Elbruzundan Maykop'a Dağıstandan Adigey'e kadar vatanım. Devamı

06 11 2006

06.Kasım.2006

Zamanın ne kadar hızlı aktığını bir kere daha anladım. Millet tezine başladı. Ben hala savsaklıyorum.Ne olacak bu halim merak ediyorum. Dün Duru ile konustuk baya. uzundur bu kadar entellektüel birikim harcadığımı hatırlamıyorum. Eh bir felsefeci ile konustuğumu da hatırlamakta yarar var. Bugün okula erken gelip yemek yemenin öncesinde, evde unuttuğum cep telefonuma küfürler yağdırdım. Şimdiye dek kaç mesaj arama gelmiştir onu merak ediyorum ben... :) Öğrencilerim konferansa gidince bende buraya kaçtım. ancak ne yazsam diye düşünüyorum. Düşünüyorum :) Si Igmana beni alıp götürdüğü için uzaklara birşey yazamıyorum. Yazamıyorum. Yazamıyorum. Devamı

05 11 2006

5.Kasım.2006'ya ekler

Eklemek gerekir mi kısacık yazıların uzaması için mutlaka saçma sapan şeyler. Terk edilmiş olmak. Tekrar tam inandığında, yeniden savaşmak için güç buldugunda.. Anladım, tüm kadınlar dalga geçmekteler benimle. Devamı

05 11 2006

05.Kasım.2006

Herşeyin giderek kısaldığına inanmaya başladım. Kısa notlar, Kısa aşklar... Dikişini öyle bir yerden açmışım ki yaramın Tutmuyor, kapanmıyor Üstelik hala kanıyor.. Siz bir hava alıp gelin Ben nefesimi tutarım o zamana kadar. Devamı

01 11 2006

Yemin

  Düşmanın üzerine kılıç gibi keskin Ok gibi hızlı gideceğim. Ayaklarımın altında sert toprak korkudan sarsılabilir Fakat ben hayır! Dehşet karşısında gök iki büklüm olabilir , Fakat ben hayır! Gökle yer birbirine katışabilir Ve daha başkaca birçok imkansızlık mümkün duruma gelebilir. Fakat ben yoldan asla dönmeyeceğim!  ... Devamı