18 01 2008

Cançao Do Mar

  Amalia  Rodrigues   Siz bunu Sarah Brightman'dan hatırlayacaksınız. Harem olarak.     Devamı

17 01 2008

Amalia ve Okyanus Kokusu Üzerine

Hepimiz derinlerde kocaman bir denizin içerisindeyizdir. Anılarımızdan, yaşadıklarımızdan ve yaşatılanlardan hergün yeni bir damla kattığımız o denizden bahsediyorum. Ancak benim için artık bir deniz olmaktan ziyade kocaman bir okyanus oldu. Bu nedenle ben ve amalia son bir kaç gündür bu okyanusun kenarında gezip nasıl koktuğuna bakmak istedik. Sığ yerlerinden okyanusa girdik ve aldırış etmedik geçmişten kalan koca köpek balıklarının bizi ısırmasına. Çünkü onlarda biliyordu benim etimin tadı o kadar güzel değildi. Ve şimdi, Amalia'yı okyanusun diğer kıyısında bıraktıktan hemen sonra yani, kendi okyanusumda ve kendi mevsimimde güneşlenmeye çıkıyorum. Siz geride bıraktığım onca insan, onca anı tuzun suyu görüp yek olmasından ziyade, buharlaşan suyun geride bıraktığı tortu gibisiniz. Ve işin güzel olan tarafı ben buharın içerisindeyim. Hepimiz derinlerde birşey bıraktık. Bense herşeyimi.   Devamı

14 01 2008

Amalia

Söyle Amalia, Bana okyanusun kokusunu getirecek misin?   Devamı

13 01 2008

Ahmed Arif'ten

Serabın bir sonu vardır, Ufkun, sıradağın sonu. Uçarın, kaçarın bir sonu vardır Senin sonun yok. Devamı

10 01 2008

TTnet Protestosu

  Evimde yazacağım ilk yazımı iple çekerken, servis sağlayıcımın taahhüt ettiği 3 gün içerisinde açılma koşulunun gerçekleşmemesi ve çağrı merkezinde (4440375) -boşuna denemeyin kimse ilgilenip de açmıyor.- birilerinin olmama ihtimali nedeniyle sıkıntılı günler çekmekteyim. İşte bu yazının temel yazım amacı da bu olacak. Bize hızlı internet vaat eden bir kurumun, geçirdiği grev sürecini hala atlatamamış olmasından kaynaklandığını düşündüğüm, ancak yaşadıkları grevin beni bağlamayacağını, çünkü bir müşteri olarak bana vaat ettikleri "3 iş günü içerisinde bağlantının gerçekleşeceği" durumunun onları yasal olarak bağladığını ve henüz gerçekleştirmedikleri bu bağlantı nedeniyle müşteri memnuniyetini sıfıra indirdiklerini burada belirtmek istiyorum. Kesinlikle çağrı merkezini (4440375) aramayın. Eğer şanslı iseniz her 20 aramanızdan birinde bir müşteri temsilcisi bağlanıyor, geri kalan 19 aramanızda ise mozart'tan nefret etmeye başlıyorsunuz.   İlginç olanı 20 dakika beklerseniz, Mozart'tan da, bestelediği Türk Marşı'ndan da, daha da güzeli, internet sağlayıcısı olarak tekeli elinde bulunduran TTnet'tende soğumak bir yana, kutuplara dönmeniz içten bile değil. İşte bu nedenle yine internet ortamını kullanıp, TTnet'in bu çarpık anlayışını PROTESTO ediyorum. Ve tüm okuyucularımında bu PROTESTO'ya katılımını rica ediyorum. Yapmanızı istediğim tek şey TTnet ile ilgili şikayetlerinizi bir blog yazısı olarak sayfalarınıza aktarmak ve diğer kullanıcılara da bu yazıların bağlantı adreslerini ulaştırmak.... Devamı

08 01 2008

Facebook'da Poke, Burada Sobe meselesi.

Facebook'da pokeleyeceğimi söyleyerek başlıyorum. Malumunuz bu ne işe yaraığı belli olmayan chatbox'umuzdan beni sobelediğini öğrendiğim sevgili kaotik'imin sorularını yanıtlamam gerekiyor.   Varan 1: Yemek Olsam? Her halde türlü olurdum...Ama özel bir sipariş geçebilecekseniz güzel bir dana sote fena olmazdı. Gerçi eşekliğimden olsa gerek eşek etinden sote yemiş olurdunuz ama olsun.   Varan 2: Enstürman Olsam? Her halde bateri olurdum.Yine de güzel bir keman ya da kocaman gövdeme istinaden violensel de olabülür, keman yayı batabülür..   Varan 3: Araba Olsam? Tercihen 360 spider veya dodge viper olmak isterdim. Talihimize vosvos olmak düşerse yapacak birşey yok.   Varan 4: Ay olsam? Temmuz çocuğu olmak zor, hüzünlü eylül bir yana bırakırsak temmuz olurdum.   Varan 5: Ayakkabı Olsam? Tabi ki converss olurdum.   Varan 5: Kıyafet olsam? Bu konuda karar vermek zor. Seksi iç çamaşırları bir yana, diğer yanda eskimiş bir blue jean.. Bilemiyorum. Kararsızım.   Varan Vardı : Koyukahve ve ussuahkam... Devamı

07 01 2008

Mor ve Ötesi

bıktım artık susmaktan bunca yıl seninle geçtibir çift lafa muhtacız iki yabancı gibisaat gece üç olmuş kapında ben, ben yokum sanki şimdi gerçeği söyle sonra yap istediğiniyeter artık, hiçbir şey eskisi gibi değilyeter artık, aslında sen hiç sevmedinyoruldum suçlanmaktan yanında hiç olmadım sanki yüzün her şeyi söylerdi ama bakmıyor şimdibıktım artık susmaktan bunca yıl seninle geçtişimdi gerçeği söyle sonra yap istediğinizaman geçer, büyürüz sertleşir dünya Devamı

06 01 2008

Zeki MÜREN 1955 ~ 1963 Kayıtları I-II

Zeki Müren, 6 Aralık 1931'de Bursa'da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Süsleme Bölümü Sabiha Gözen Atölyesi'nden mezun oldu. Müzik eğitimine Bursa'da tanburi İzzet Gerçeker'den aldığı solfej ve usul dersleriyle başladı. 1949 yılında, Boğaziçi Lisesi'nde okurken Agopos Efendi ile Udi Kirkor'dan aldığı derslerle müzik eğitimini sürdürdü. 1950'de sınavla İstanbul Radyosu'na girdi. On beş yıl boyunca düzenli olarak radyo programlarına katıldı. Daha sonra sahne ve plak çalışmalarına yoğunlaşan Müren, alışılmış kalıpları zorlayan ve eşcinsel kimliğini ön plana çıkaran elbiseleri ve sahne duruşuyla halkın ilgisini sürekli olarak üstünde tutmayı başardı. Altı yüzü aşkın plak, kaset ve CD kaydederken, iki yüz civarında şarkı besteledi. Zeki Müren, kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı yüzünden 1980'den sonra sahne hayatından ve müzikten uzaklaştı. Bodrum'daki evinde gözlerden uzak bir yaşama başladı. 24 Eylül 1996'da, TRT İzmir Televizyonu'nda kendisi için düzenlenen bir tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Cenazesi, görülmemiş bir katılımla, büyük bir törenle kaldırıldı. Doğum yeri Bursa'ya gömüldü. Zeki Müren'in en dikkat çekici özelliği diksiyonu idi. Diksiyon konusundaki özenini kendisi şöyle açıklıyordu: "[Bursa'dayken] Bütün şarkıları ezbere biliyordum. Belleğimde yüzlerce şarkı vardı Ankara Radyosu İstanbul Radyosu'ndan daha net olarak dinleniyordu Bursa'da. O zamanın sanatçılarının okuduğu şarkıları ezbere biliyordum. Büyük bir şarkı defterim vardı. Fakat çoğunu dinlerken, özellikle 'meyan' dediğimiz üçüncü dizeleri anlayamıyordum. Anlayamamak beni çok üzüyordu. Aylarca sonra aynı şarkıyı başka bir sanatçıdan dinlerken, anlamak için çırpınıyordum, ama yine anlayamıyordum. Diyordum ki, günün birinde ben sanatçı olursam, o kadar güzel okumalıyım ki, bu dizelerde geçen kelimeleri beni dinleyenler anlasın, rahatça yazabilsin. Şarkıları tane tane okuyabilme... Devamı

31 12 2007

Merry Xmas

Hepinizden daha mutlu bir yıl geçirmem dileğiyle..       Hepinize mutlu yıllar. Devamı

18 12 2007

Everyday is a

  Sherly Crow - Everyday is a winding road..   I hitched a ride with a vending machine repair manHe says he's been down this road more than twiceHe was high on intellectualismI've never been there but the brochure looks niceJump in, let's goLay back, enjoy the showEverybody gets high, everybody gets low,These are the days when anything goes Everyday is a winding roadI get a little bit closerEveryday is a faded signI get a little bit closer to feeling fine He's got a daughter he calls EasterShe was born on a Tuesday nightI'm just wondering why I feel so all aloneWhy I'm a stranger in my own lifeJump in, let's goLay back, enjoy the showEverybody gets high, everybody gets lowThese are the days when anything goes Everyday is a winding roadI get a little bit closerEveryday is a faded signI get a little bit closer Everyday is a winding roadI get a little bit closerEveryday is a faded signI get a little bit closer to feeling fine I've been swimming in a sea of anarchyI've been living on coffee and nicotineI've been wondering if all the things I've seenWere ever real, were ever really happening Everyday is a winding roadI get a little bit closerEveryday is a faded signI get a little bit closer Everyday is a winding roadI get a little bit closerEveryday is a faded signI get a little bit closer to feeling fine Everyday is a winding road (repeat until song fades) ... Devamı