| Seth The King |
Martı - Jonathan Livingston
Kural : "gerçek doğasını, bilinen tüm rakamları aştığı, zamanın ve mekanın ötesine geçtiği zaman yaşayabileceğini bilmesiydi." 00:55 - Mart 7, 2007 - yorum {yok} - yorum yaz
Buket Uzuner - Karayel Hüznü
"Kendimi daima herşeyin ve herkesin dışında, adamakıllı uzağında hissederdim. En yakın olduğum yer sınır çizgisiydi. Daha öteye geçmezdim. (...)En kalabalık olduğum yer kendi içimdi."
İlk okuduğumda bu kitabın bana neden verildiğini anlamamıştım. Üzerinde sarıyla çizili yerleri okuduğumda ise, herşey için çok geçti. Eminim sizden yardım için sarı çizgiler çizecek bir eski sevgiliniz olmayacaktır. Ve siz bundan tam 7 koca yıl sonra, o sarıyla çizili yerleri buraya yazma gereksinimi duymayacaksınızdır.
Ama yine de kitabı okumanızı isterim.
00:45 - Mart 7, 2007 - yorum {yok} - yorum yaz
Buket Uzuner - Karayel Hüznü"Ve onun yüzünün bir yanı çocukluğundan beri gülmemeye mahkum edildi."
"En kalabalık olduğum yer kendi içimdi."
"Hüznün gölgelemediği bir sevinç yaşamanın tadını hiç bilemem ben. Hiç bilemedim." 00:32 - Eylül 6, 2006 - yorum {yok} - yorum yaz
Kumral Ada, Mavi TunaBu kitabı ilk gördüğümde, AŞTİ'de, Serap'la sonun başlangıcına doğru gittiğimiz bir dönemecin başlangıcında duruyorduk. Ya da daha sonrası... Tam tarihi hatırlamıyor olsam da, bu kitabı yol boyu yarım yamalak okumak yerine, eve gidince soluksuz okumayı tercih etmiştim. Okuduğumda ağladığımı hatırladığım nadir kitapların arasına yer alır. sonrasında ise Kızım'a Ada ismini vermeyi düşündüm hep.
11:03 - August 16, 2006 - yorum {4} - yorum yaz
Kalbimi Vatanıma Gömün
Dee Brown 1970 yılında yazdığı bu inceleme kitabıyla yalnızca usta bir tarihçi değil, iyi bir yazar olduğunu da ispatlıyor. "Kalbimi Vatanıma Gömün" bir Amerikalı'nın Kizilderilierle ilgili yazmış olduğu en gerçekçi kitap sayılıyor. Yazarın yoğunlaştığı dönemin 1860 - 1890 arası olduğunu görüyoruz. Kizilderiliere Indian'lar adını ilk veren Kristof Kolomb’tu, çünkü Hindistan'da olduğuna inanıyordu. Kolomb Kizilderilier'le ilgili İspanya Kraliçesine şöyle yazar: "Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derice tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar. Bu sözlerin hemen ardından ise şöyle yazar: "Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.” Kolomb'un 1492'de Amerika'ya ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden yüzbinlerce Kızılderili yokedildi. 1829'da Kizilderilier 'in Keskin Bıçak adını taktığı Andrew Jackson Birleşik Devletler Başkanlığı görevine getirildi. Sınırdaki görevi sırasında Keskin Bıçak ve askerleri binlerce Cherokee'yi, Chicksaw'u, Choctow'u kılıçtan geçirdi. Beyaz adamın savaşları, taşıdığı hastalıklar ve viskilerden dolayı Kızılderili nüfusu çok azaldı ama onları esas mahveden Kalıcı Kızılderili Sınırı (Reservation Areas) olmuştu. Kizilderilier Sınırı devlete ait toprakların Kizilderilier için bir kenara atılmasıydı. Amaçları Kızılderili topraklarını adım adım ele geçirmekti. Washington'daki siyasetçiler "Kalıcı Kızılderili Sınırı"nı haklı göstermek için "Kader Bildirisi"ni (Manifest Destiny) icat ettiler. Avrupalılar ve torunları kader tarafından bütün Amerika'yı egemenlikleri altına almaya zorunlu kılınmışlardı. Onlar üstün 1890'da Yaralı Diz (Wounded Knee) Sioux katliamı Kizilderilierin sembolik olarak özgürlüğünün sonu oldu. Herşey Kizilderilier arasında beyaz adamı topraklarından kovacak bir kurta- rıcının geleceği inancının doğuşuyla başlar. Bu inancın ortaya çıkardığı Hayalet Dansı gittikçe yaygınlaşır. Amerikan Hükümeti Hayalet dansından korkarak orduyu Kizilderilier'in üstüne salar. Yaralı Diz'de bulunan 350 kadın, erkek ve çocuktan yaklaşık 300 'ü öldürüldü. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler: "O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hala o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum .Evet bir halkın düşü öldü orada..." Dee Brown eserinde yalnız Batı Amerika Kizilderilierin tarihini değil, kırk dokuz ünlü şefin, karılarının ve savaşçılarının fotoğrafları, Kizilderilierin kendine özgü dilleriyle yaptıkları tanıklıkları, şarkılar, silah zoruyla yokedilmiş bir ırkın bütün
Kaynak : http://www.birikinti.com/kitap/vatan.htm
Y.N : Bu kadar iyi yazılmış bir yazıyı almak kolaylığa kaçsa da yazarı yeniden tebrik etmem gerekiyor. ayrıca bakınız : http://muzik.gslportal.org/voxmundana/indian.htm 22:36 - Mayıse 1, 2006
|
Seth The King![]()
Ana Sayfa
Profil Gecmis Yazılar Dostlar Yasemen İstanbulist GSLportal Sanalruh Degirmenlere Karsi
Son Yazılar
Kategoriler
Dostlarım
|